Sayfalar

28 Ağu 2011

Bir aşk hikayesi Vol-IV Final

Vol I için tıklayınız
Vol II için tıklayınız
Vol III için tıklayınız

Bir Aşk Hikayesi VOL-IV


Gözlerin kenarlarından taşan sürme,
Biraz daha allık,
Belki biraz ruj.Dur lan fazla oldu bu ne aşifte gibi.
Heh şimdi oldu.
Ojelerimi çıkartıp yeniden sürmem lazım.
Ufff tırnaklarımdan biri kırık ama neyse oraya bişey düşünürüz.
Saatte geç oldu daha üstümü giyinicem.
Benim dip boyam mı gelmiş ne?

Julie36 dakika önce başladığı hazırlıklarının henüz yarısına gelmişti.Kalan bi zamanı yoktu bıraksalar akşama kadar devam eder yani.Onu bekleyen kişinin mumyalanması lazım onu daha fazla beklemesi için.Çürür insan yok olur.
Ama bu sefer o bile elini çabuk tutma peşindeydi.Çünkü süpriz bir ziyaret olucaktı Peteri evde yakalamak istiyordu.Serin bir yaz günüydü sonbahar gelmek üzereydi ve bu pazar günü Peteri affedip onunla zaman geçirmekten başka aklına yapıcak daha iyi bişey gelmiyordu.Son günler de canı da çok sıkılmıştı zaten.Facebook twitter arası gidip gelmekten beyin a*cıklaması geçirmişti.Bilgisayarın başında bir eli mouse da diğer eli çenesinin altında durmaktan bileği yamuk kalacaktı nerdeyse.Zaten bir insan bilgisayar başında sadece fare ile oyalanıyorsa gerçekten yanlız demektir.Son zamanlarda ki can sıkıntısını bugün ilk önce Peter a biraz surat asıp sonra da "gel buraya diyerek aptal şey" diyerek sarılmak için hazırlanarak geçireckti.Peter i özlemişti de,Peter in onu sevmesini de özlemişti.Bazen "çok saf lan bu çocuk" dediği olmuştu ama etraftaki O.çocuklarından daha iyidi.Acaba şimdi napıyor diye düşünüp hazırlanmaya devam etti.

Uzun zamandır insan içine bile çıkmadan evinde geçirdiği zaman da çok fazla TV ye takılmadan bolca kitap okumuş ve ufkunu genişletmişti.Cezaevinden çıktığı günden beri çok değişmişti zaten Thompson.Müdürün bıraktığı Güle güle hatırasının acıları geçmişti ancak izleri hala duruyordu.Sadece dövme yaptırmak için çıkmıştı evden.Göğsünün tam ortasına büyük bir Anka Kuşu dövmesi kaplatmıştı.Kendine şöyle baktı çok beğenmişti.Ama yaraları belli ki daha uzun süre geçmicekti.Julienin karşısına geçme zamanı gelmişti artık....

-Olum bu filtrelerden sonra internette hiç bir yere giremiyorum yaa.dedi Berger
+Yoo ben farketmedim bile yaa nereye giremedin mesela bakıyım.....Pornanimal.com mu?
-Evet abi üyeliğim bile vardı burda.Neyse ben feysten bi karı düşürmüştüm o geldi şunu soymam lazım yabancı bunlar soyunuyo.
+Niye bütün yabancılara bi orospu gözüyle bakıosun olm yok mu anası babası bunun.
-Ya sende bi siktir Peter yaa.Julie'yi bile götüremedin zaten.Hem soyunuyolarmış işte yapmış bizim arkadaş anlattı bana.
+Amına koyım sende de ne arkadaş varmış yaa.Yok biri Julie ye kayar, yok biri kamera da kızları soyar,yok biri emekli pornocu.Kim lan bunlar?
-Alla alla sana yalan borcumuz mu var olm.İstersen git kendin sor yeni geldi Julie nin ki zaten
+Nası yeni geldi?
-Hapiste mi neydi bu neblim bi dur konsantremi bozma hem çekil şu kameranın önünden yaa.
Duyduğu son cümleden sonra Peterin kafasından aşşağı kaynar sular  dökülür gibi oldu.Gidip içerdeki koltukta düşünmeye başladı
"hapis mi? Berger in julie yi götüren arkadaşı hapistemiydi" Thompson un cezaevine girdiğini Julie den duymuştu ama Bergerin bahsettiği arkadaşı olduğu hiç aklına gelmemişti demekki aynı kişiydi ve thompson burdaydı.O bunları düşünürken içerden bergerin sevinçli çığlıkları geldi.

-Peteerrr Peteerr geel.Soydum lan gel gör offf offf dehşet bişey yaa.gel lan inanmıyodun.

Peter onu duymamıştı bile.Aklında binbir tilki geçerken julie den artık telefon beklememeye karar verdi.Şimdi cep telefonundan ararsa açmıcağını biliyordu.Bu yüzden evden aradı telefona Julie nin arkadaşı çıktı

-Pardon julie yi alabilir miyim ben Peter acil olduğunu söyle
+Ay peter! sen misin.Julie çıktı canım süslendi püslendi dışarı gitti hem o evde durmaz biliyosun
-Nereye gitti?
+Biriyle buluşcak heralde blimiyorum.

Bal gibi de biliyordu.Zaten bu tip kızlar herşeyi bilirler çünkü  genelde kızlar herşeyi birbirlerine anlatırlar ki bu bi türlü sevgili bulamayan şıllıklardan olduğundan herkes bişeyler anlattığı için bütün dedikoduyu toplarlar.Sonra da bunu etrafta sevgili ayırmak için kullanırlar.Zaten kızların en yakın erkek dostları ve bu tip kız arkadaşların bu amaç için dünyaya gönderilmiştir.
Peter telefonu kapadıktan sonra düşündü ve onun thompsonla buluşcağına karar verdi.Onu bulma ihtimali olan tek yer thompsun un eviydi ve oraya gitmeye karar verdi.Bu sırada da Bergerden son bir çığlık geldi.
  -Hassiktir feykmiş yaaaaaaaaa...............

Thompson hazırlıklarını bitirip son kez ayna karşısına geçti boynuna yarasını gizlemek için son bir fular taktı.Lan böyle de ibne gibi olduk ya neyse diyip dışarı çıktı.Doğruca julie nin evine gidecekti.Facebook'taki durumundan bakıp Julie nin Peter dan ayrı olduğunu öğrenmişti.Arkadaşlarınndan birinin doğum gününü kutlayıp evden çıktı...

Peter evden acele bir şekilde çıkmıştı.Doğruca Thompson un evine gidecekti.Orda ne bulacağını veya bulduğu zaman ne yapacağını bilmiyordu sadece gidiyordu ve kendini en kötüsüne hazırlamıştı.Evden aceleyle çıktığı için aynaya bile bakmamıştı.Yolda bi kaç hatunla kesişince güveni yerine geldi.Hiç yapmadığı bişey yapıp taksiye bindi.Bindi binmesine de taksi her metrede bir taksimetre atınca soğuk terler dökmeye başladı.Aklının yarısı Julie de diğeri taksimetredeydi."Ulan ne yazdı bee adam bana gece tarifesinden geçiriyo heralde" dedi.Dayanamadı sordu;
-abi bu metrede kaç para yazıyo gündüze almayı unuttun heralde
+Kaç yıldır taksiye binmiyosun gece tarifesi mi kaldı?
-hadii yaaa
 Julie ye mi yansın,Taksi parasına mı yansın yoksa taksiciye rezil olduğuna mı yansın.Naapsın bu Peter.Düşüncelerini Julie üzerine yoğunlaştırıp Thompsun evnin sokağına geldi.Bu evi Julie sayesinde öğrenmişti.Bir gün eve dikkatlice bakarken ağzından kaçırmıştı.Peter da burayı hafızasına kazımıştı çok da iyi yapmıştı.Evin önüne geldiğinde ne yapıcağını bilmiyordu.Hangi katta oturduğunu da bilmiyordu.Acaba truva filminde ki Achilleus un Hektoru Kaleden çağırdığı sahne gibi bende onu mu çağırsam diye düşündü.Sonra etraftaki esnaftan durup dururken dayak yememek için bu fikirden vazgeçti.Etraf bi anda sanki sessizleşti.Hani ailecek izlenen filmlerde öpüşme sahnesi çıkarda ev bi anda sessizleşir ya.Mükemmel çalışan beyni durmuştu adeta, Apartmanın önünde öylece dikildi."Peki şimdi napıcam"

Thompson Julie yi çok iyi tanıyordu.Duygularını zaaflarını iyi biliyordu.Julie ilgi düşkünüydü ve zayıftı.Gecelik bir aşk yaşıcak biri sayılmazdı.Ama gelecekte yuva kurulabilicek biri de değildi.İlgiyi sürekli üzerinde istiyordu.Yetişkin bir erkeğin aşktan başka şeyleri(para,kariyer vs.) düşünmesine aldırmıyordu.Sevgilisinin Hasta olması,zor durumda kalması bazen umrunda bile değildi.Gayet bencil düşünürdü.Thompson hapisteyken onu hiç aramayışında bunları iyice anlamıştı.Bu öğrendiklerini uygulama zamanı gelmişti.Önce ankesörlü telefondan Julie yi arayıp sesini dinledi."Tamam numarası aynı güzel".Ardından Julie nin evini aradı"Peter in bir arkadaşı olduğunu peter i cep telefonundan ulaşamadığını ve orda olup olmadığını merak ettiğini eğer ordaysa julie yede danışmak istiyorum" dedi.Aldığı cevap tatmin ediciydi."Ay peter de aradı biraz önce julie yi sordu ona da dedim evde yok diye.Yok evde kimse canım hem julie çıktı arayıp durmayın"

Julie biraz önce sesini dinleyip kapatan kişiye anlam yüklememişti.Sonradan "ah peter ah" diyip eve doğru yürüdü.Kapıyı çaldı.Kimse açmadı,biraz bekledi kapıyı tekrar çaldı.Biraz daha bekleyip tam geri dönerken kapıyı Berger açtı.Nefes nefeseydi
-aaa Julie sen mi geldin?
+Evet Peter evde mi?
-Hayır biraz önce bişey söylemeden çıktı
+Hadi yaa nereye gittiğini bilmiyosun heralde.Sen neden terlisin spor filan mı yapıosun
-Spor mu? Aaaa evet spor biraz spor bu aralar evet.
+İçerde ki garip sesler ne belgesel filan mı izliyorsun?
-Hayır yani evet belgesel öyle biraz national filan neyse Peter yok.
+Peki ben kaçtım o zaman kolay gelsin sana
-Kolay mı gelsin.Nası yani anlamadım neye kolay gelsin bişey yapmıyorum ki ben ne demek istedin?
+Sadece öylesine yaa

Aşağı doğru inerken naapsam düşündü.Cep telefonu çaldı arayan thompson.Elini yes tuşunun üstünde biraz dolaştırdı."Acaba neden arıyor?".Derken telefonu açtı.Thompson en hassas yerinden vurmuştu.Aslında çok basit bir şey söylemişti. "Merhaba Julie sesini duymayı bile özlemişim".Julie bi anda ne diyeceğini bilemedi dondu kaldı.Thompson devam etti."işin yoksa tabi bugün seni görmek istiyorum.Julie gerçekten eski ben değilim konuşmak istiyorum." Julie nin kan akışı durdu.Thompson ona geri dönmüştü işte.Peter i bir anda unuttu ve buluşmaya karar verdi.

Peter güneşin altında hala kapıda bekliyordu.Belki içeri girerler yada dışarı çıkarlar diye bekledi.Daha fazla dayanamayıp Julie yi aradı.Julie genel de telefonunu elinden düşürmez bir tipti 2 kere aramasına rağmen açmadı.Peter daha fazla üstelemedi.Kendi telefonunu da kapatıp annesinin evine gitti."Belki karnımda ki açlığı gidermek içimde ki boşluğu doldurmaya iyi gelir"

İlerleyen günlerde Peter ve Julie bir daha hiç konuşmadılar.1-2 gün sonra da Julie Peter i facebooktan silince olaylar iyice netleşmişti artık.Peter kaderim böyleymiş deyip durumu kabullendi.Kendini gene çalışmaya verdi.Tekrar kendi evine döndü.Berger gene PC başındaydı.Yatağına uzandı.
-Naber Peter Julie yle naaptnız o gün buraya geldi seni arıyordu.
+Beni mi arıyordu? Bunu şimdi mi söylüyorsun.
-Neblim dalmışım işte.Ayrıldınız heralde siz tamemen
+Evet bitti
-Zaten sana göre değildi kanka, kaşardı zaten siktir et
+Evet Boşver
-O değilde şu hatun nasıl yaa? Eklesem mi he ne diyosun? Gideri var gibi

SON

Dip not:Geçen hafta mı sağlığıma ayırdığım için final 3 gün gecikti.İlham kaynağıma teşekkür ederim.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder